25 Şubat 2022 Cuma

Mücadele

 Soğukla mücadele

Mideyle mücadele

Sabah kalkmakla mücadele

Gidilecek yerlere ulaşımla mücadele


Insan kendisini ve işlerini ne kadar iyi idare ederse o kadar iyi olur

20 Şubat 2022 Pazar

Bir çocuğun bilgisayarla tanışması

Babamın bana bir gün bilgisayarı anlatmasını hatırlıyorum. Bu cihaz işe yaramaz diyip duruyordum ve somut olmadığını iddia ediyordum. Babam ise çalışmalarda işlem hızını arttırdığını savunuyordu. Bir şeyler öğrenmiştim okulda veya başka yerlerde insanın eşyayı kullanmasıyla ilgili. Örneğin, bir kağıt ve kalem, standart olmalı tüm insanlığın bildiği bir beceri olmalı ve kağıt kalem kullanmayı öğrenmeliydik. Ancak bilgisayar öyle değildi. Bildiğiniz tabuları yıktırıyordu size. Kitap okumanın, bir bilgiye erişmenin gelenekselliğini yıkıyor başka bir yol kullanıyordu. Halbuki en iyi yol en iyi bildiğimiz yoldur. Yani, bir arama motorundan aradığımız bilgiye ulaşmak ile ansiklopedi karıştırarak bilgiye ulaşmak çok farklı idi. Çünkü bir ansiklopediyi tararken luzumlu veya luzumsuz birçok diğer bilgiye de gayriihtiyarı bakmış oluyorduk. Ama bilgisayar öyle değildi. Diğer bir husus, eşyanın, cihazların fiziki özellikleriydi. Uzuvlarımız, gözlerimiz, hislerimiz, ansiklopedi kitabının cildine, kalınlığına, ağırlığına, kokusuna veya bilginin fihristine alışıyordu ve kullanma konusunda bir meleke kazanıyordu. Ancak bilgisayar böyle değildi, her an değişen, elektriğe bağımlı ve dokunamadığımız bir işti. Yani bir kitap yazabilirsiniz ama elinize alamıyorsunuz ve insanın iki bin yıllık kağıt kalem alışkanlığının tersine bir durum. Kötüydü, acıydı ve gittikçe acılaştı. Rabbim bizleri doğru yola iletsin. 

1 Şubat 2022 Salı

Ben bu ülkeyi anlamadım

 Ben bu ülkeyi anlamadım, insanını, gayesini, sevdiği ve sevmediği şeyleri, hayalini kurduğu şeyleri. Ama biliyorum mutlu olmak istiyoruz? ama nasıl? mutluluğun kaynağı nedir? Ezelden beridir İslam hudutları içinde yaşamış Türk insanın mutluluğunun kaynağı nedir?

İstanbul metropol bir şehir entelektüellerin tabirinde. Doğru, herkes orada; Yozgatlı, Konyalı, Çinli, Doğulu, İzmirli. Şehrimiz tek başına ülkemizin ticaretinin yüzde elli beşini oluşturmakta. Bir şairin sözü aklıma gelir hep "Güleni bırak, ağlayanı bahtiyar". Her yerde iş ilanları, afişler şeklinde, büyük yazılarla... Hakeza, üniversite öğrencileri veya Tuzla'dan hiç çıkmamış hâlen Anadolulu insanlar.  

Türkiye'de mutluluk nerde nasıl bulunur bilmiyorum ama tarihimizde başkent olmuş şehirlere bakın derim. Bu şehirlerin özelliklerine, mimarisine, aksanına bakın derim. Sanki hepsi İslam'ın başkentleri...